29 Eylül 2011 Perşembe

dombıra'm



Bundan seneler önce ablam üniversitenin ilk yılındayken evine kalmaya gitmiştim. Bir arkadaşı vardı Yerkejan diye. Kulakları çınlasın çok iyi bir insandır :) Kendisi Kazak'tı...Sonra ben Kazakistan-Moğolistan taraflarına merak saldım. ''Dombıram'' diye birşey keşfettim. Dombıram'ı ilk dinlediğimde sadece oradan oraya dans edebileceğim neşeli bir müzik gibi algıladım. Hatta elinde zil olan Çingene kızları gibi dans ettim bu ezgi eşliğinde.. Yahu bu ''Dombıram'' oynak bir müzikten ibaret değil. Türk boyları için Nogaylar için mühim birşey ona saygı göster oynamayı kes dedim :D Oturdum yerime... Esasen Dombıram'ı her dinleyişimde içimden bir ses ''Bir ata atla, eline Hattori Hanzo kılıcı al, düşmanla cenk et'' diyor. Gerçi öyle bir kılıcım olsa kendimi yanlışlıkla öldürürüm orası ayrı :D Lakin ölmeden evvelki son anlarımda karizmayı kurtarmak için: ''Harakiri yaptım sansınlar. Kendimi yanlışlıkla kestiğimi çaktırmayın'' derim artık :P :D Bari onurlu bir savaşçı olalım değil mi ama :P  Yalnız şunuda belirtmeden geçemem; Hattori Hanzo Kill Bill'dede adı geçen efsanevi kılıç ustası. Kill Bill'de ve birçok yerde adı Hattori Hanzo diye geçer lakin orijinali Hanzo Hattori'dir. 



Günün şarkısı bu olsun :)



Bazı Hint müziklerini çoookkk seviyorum... e sevilmeyecek gibi değil öyle içtenki... Ah Raj ne güzel söylemişsin....

28 Eylül 2011 Çarşamba

yeşil'e dönüş

'Belki zamanla insanlar beton yığınlarından sıkılır ve doğaya geri dönerler' diye düşünüyorum bazı bazı. Karadeniz'in nefis yaylalarına , Anadolu'nun fedakar köylerine... Doğa'ya... 
Bizler alışveriş merkezlerinde yaşıyoruz sanki. Tv'deki aptal diziler bize lüks yaşamı dayatmaya çalışırken, bizi ayakta uyuturken hep kabullendik Tv'nin bu davranışını. Denizde ailecek balık tutmak, güzel dağlarda piknik yapmak... Bu eylemlerin yerini internette sörf aldı. Yan odada ailemizden biri kalp krizi geçirse haberimiz olmayacak. Sanal dünyayla öyle bütünleştik ki. Çok üzücü!... 
Gelecek nesilleri hayal etmek istemiyorum... En azından hafta sonları Yeşil'e dönsek... Annemizi , babamızı , kardeşimizi ya da sevdiceğimizi alıp doğa yürüyüşüne çıksak.... Yemyeşil ağaçlar içindeki topraklı güzel yollara bassa ayaklarımız... Ne güzel olur... Lütfen Allah'ın bizlere bahşettiği muhteşemliklere karşı nankörlük etmeyelim....Mis gibi O2'i içimize çekelim...Sonra şükredelim o ana... Ne güzel olur. 



27 Eylül 2011 Salı

sorular

Arkadaşlar bu blog'da önemli olan benim fikirlerim , paylaşmak istediklerim... Yüzüm değil.
Yüzümün net olarak göründüğü bir fotoğrafı yayınlamayı düşünmüyorum. En azından şuan için. Belki ileride eklerim bilmiyorum. Nerede yaşadığımı soranlar var. Dünyanın en cennet ülkesinin Ege'sinde biryerlerdeyim. Fakat sadece ''şimdilik''... Hoşçakalın !

Sevgiler. R

25 Eylül 2011 Pazar

ezan...



Kulaklarımın duyabildiğine şükrediyorum ezan'ı her dinleyişimde... Allah'ım 5 vakit ezan okunan bir ülkede yaşadığım için şükürler olsun...

22 Eylül 2011 Perşembe

Victorian Çantalar









                                                     <3 Victorian olan herşey tam benlik <3

20 Eylül 2011 Salı

:)

  





Jean-honoré fragonard' ın The Reader ya da diğer adıyla a young girl reading  tablosuna küçüklüğümden beri hayranım...  Bu resim bana ''Keşke biri benimde resmimi çizseydi '' dedirtiyor.


wuhu!



Şimdi tüm zamanların en sonsuz, en müthiş aşk filmini anlatacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz :P Şaka bir yana ''Titanic'' tabiki kelimelere sığan bir serüven değil. İnsanın bıkmayacağı ve her seferinde içinde ayrı bir his, ayrı bir aşk uyandıran harika bir film...  Benim bu yazıyı yazma amacım ise;





















Eveetttttttttttt! Amacım Rose'u canlandıran Kate'imizin doğaüstü güzelliği ya da Sevgili Jack'in yani Leonardo'muzun o tatlı cazibesi değil! Bu yazıyı Titanic'deki harika kıyafetler için yazıyoruuuummm...
Zira Titanic'i izlerken eşsiz aşk temasını bir yana bırakıp, Edwardian-Victorian kostümlerine aşık oluyorum :) Kumaşların kıvrımlarında bile bir prenses edası var!  Leonardo DiCaprio 'yu hatrı kalmasın diye sona ekledim lakin amacım tamda yukarda belirttiğim gibi o müthiş kıyafetler :))) Victorian-Edwardian elbiselere bayılıyorum... İlerde benden kaç kez Victorian-Vintage yada Edwardian sözünü duyarsınız bilemem ama  çok duyacağınız kesin :P


Şu eşsiz filmin soundtrack'ını eklemezsem ayıp olur değil mi :P




Ayrıca, bu ikilinin bir araya geldiği başka bir film izlemek isterseniz ''Hayallerin Peşinde'' 'yi yani Revolutionary Road 'ı izleyebilirsiniz...





Onun haricinde Kate'in Eternal Sunshine of the Spotless Mind 'ı mutlaka izleyin :) Oscar'lı ve gerçekten çoooooooooooooook tatlı bir film! 



Kate 'in oynadığı bir başka Oscar'lı film olan The Reader'ı mutlaka izlemelisiniz! Holokost bir film ve izlenmeli!

Evet... Çok konuştum... Titanic 'deki kostümlerden başlayıp nerelere geldik... Şimdi susuyorum..

xoxo

R.








19 Eylül 2011 Pazartesi

şeker çantalar :)







Bir arkadaşım ''çanta koysana bloğuna'' dedi. Bende sevdiğim birşeyleri ekliyim dedim :)
Enjoy ! :)

adagio


Mısır







Kendimi bildim bileli , Mısır'ın büyülü dünyası beni kendine çekiyor... Gel diyor . Tıpkı Hz Mevlana'nın 'Ne olursan ol gel ' deyişi gibi... :)  Gidipte hiç dönmemek , piramitlerin daracık koridorlarında dolaşırken antik Mısır'ın en gösterişli dönemlerine atlayıvermek istiyorum... Zaman makinasının düğmesine basıp 'vınnnnn' efektiyle o çağa elimi uzatmak istiyorum falan...
İşte öyle... :))

alyssa monks






Bunlar fotoğraf değil! :))
Bu güzel...nefis çizimler Alyssa Monks'a ait.  Arkası daha sonra ;) Şimdilik bunlar tadımlık olsun :)

18 Eylül 2011 Pazar

















İnsanoğlunun benim gibi kahveye aşkla bağlı olan kısmı, bunu bir ritüele dönüştürmek için elinden geleni yapmış ve fincanları bir şahesere dönüştürmüş  Porselenin tadı bambaşkaNefis desenli, çiçekli, renkli bu süper fincanları kahve içerken yanlışlıkla yiyebilirim 


Kitabınızı alın, kahvenizi ya da çayınızı doldurun fincanınıza ve hayatın tadına selam verin!


xoxo
erenrumy




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...