30 Kasım 2011 Çarşamba

michel!


Kim der bu şeker şey brezilyalı diye :) Bayılıyorum neşesine! Bu şarkıyla çok güzel kolo oynanır! da! mnogu dobra ideja :)

29 Kasım 2011 Salı

Wonderland Vol.2: Ayder/Çamlıhemşin-Rize-Karadeniz-Türkiye






















     Orijinal Cennet nasıldır kim bilir ? Allah'ım şahane yaratmışsın. Mükemmel , harika , şahane , süper ,    inanılmaz fevkalade vs vs vs... Güzelliği anlatan bütün kelimeler dile gelip bu manzarayı anlatmalı! Son fotoğraftaki şanlı bayrağımız ne güzel yakışmış değil mi yeşilliğe? Evet bencede harika görünüyor. Şehit kanıyla kurtarılmış aziz topraklar ancak bu kadar cennet olabilir işte...  Şükürler olsun ki Türkiye'de yaşıyorum...  Cennet ülkem.... Harikasın!

Wonderland! Pokut/Çamlıhemşin -Rize - Karadeniz-Türkiye



















 


Cennet ülkem... Şu manzara'yı nasıl tasvir etmeli... Nasıl anlatmalı bilemiyorum... Belkide sadece izlemek gerek.  Kıymetini bilmediğimiz dünyanın en cennet köşesinde yaşıyoruz. Şükürler olsun ki Türkiye'deyiz. Bu muhteşem ötesi manzara Pokut - Rize 'den. Fotoğrafları ben çekmedim. Sadece paylaşıyorum. Harikalar diyarı ülkemizin kıymetini bilelim diye...  Allah'ın kainat kitabını satır kaçırmadan okumalı , ezberlemeli... Cennet ülkem! Seni seviyorum Pokut !

E.R

28 Kasım 2011 Pazartesi

vs vs



Ateş başında vakit geçirmek için çok yükseğe , dağlara çıkardık seninle. Bol yeşilli , toprak kokulu , oksijen dolu güzel dağlara. Balık tutabilmek için suya yakın olsun isterdik.. Saatlerce sıkılmadan bıkmadan balık tutardık. Sonra bulutlarada yakın olmak isterdik. Kimse olmasın yalnızca sen ve ben. 
Ateşi çakmakla kibritle değil orijinal yöntemlerle yakmak isterdik. Ve başarırdık. 
Kimseler ses etmesin. Kimseler rahatsızlık vermesin diye uzaklara giderdik. Ateşin başında biber közlerdik...Patlıcan..  Sonra hava kararmaya başlardı...Kararırdı. İncecik giyinmişsin diye kızardın sen bana. Üşütmemden korkardın. Ateşin başında kalbimiz ısınırdı. 
Çıtır çıtır çıtırdardı ateş... Çıtırtılar ateşte yükselip havada kaybolan tanecikler haline gelirdi.
Türküler söylerdik seninle.  Bana fıkralar anlatırdın. Gülümserdin. Bana baktıkça gözlerin parlardı.
Bakışların yanan ateşten daha çok ısıtırdı içimi. Saatlerce konuşurduk... Hiç es vermeden. Bir an susmadan. 
Sonra bir bakardık sabah olmus.  Çok çok derinden aşağılardan gelen ezan sesleri sabahın habercisi olurdu.
Kahvaltı için yine doğa'ya başvurmak isterdik. Ormanda ilerlerdik.
Ormanın derinlerine gittikçe heyecanımız artardı. Sen beni kovalardın. Ben koşarken düşerdim.. Yanıma uzanırdın... Çimenlerle kaplı yeşillik içinde sabahın güzelliği olan kuşları dinlerdik. 
''Buraya hep gelelim'' derdin bana. Ben başımı sana çevirip ''kesinlikle gelmeliyiz'' derdim.  
Orda çimenlere uzanıp hayatın etrafımızda dönmesine izin verirken, sonsuza dek böyle kalmayı isterdik.  Bambaşka rüyalar görürdük o çimenlerin üstünde... 



hiçbir başlığı haketmiyorsun jocelyn w.



Bir insan, insan sıfatında yaratılmış bir mahluk hangi düşünceyle kendine böyle eziyet edebilir ki??? Bu hale gelebilmek için 4 Milyon Dolar harcadığını biliyor muydunuz ? Kendini kediye benzetmek istemiş amacı buymuş...  Allah'ım sen beni botoks canavarlarından , solaryum canavarlarından koru! Sadece koca bir yazık!!!! :(

27 Kasım 2011 Pazar

Aurora Australis





Bu fevkalade görüntülerin adı tabiki Güney Işıkları :) Daha önce Kuzey Işıkları'ndan burada bahsetmiştim.... Bunlarda Avustralya ve Antarktika'dan...  



Buda hem Australis hem Borealis' in uzaydan görünüşüne dair yapılmış en güzel fotoğraf... Aslında orijinali HD ötesi harikalıkta lakin pc'nize yüklediğinizde o HD'lik kayboluyor tabi.. Yinede muhteşem olduğunu düşünüyorum. Zaten işin içinde uzay varsa uzak olur tüm çirkinlikler...
 Enjoy! 

xoxo
e.r

26 Kasım 2011 Cumartesi

:)

 Yüzüme çarpan soğuk bir esintisin sen. İliklere kadar dondurucu ama bir o kadar harika.... Sıcacık evimdeki sıcak kestanemsin. Harikasın kış... Lapa lapa yağdır karlarını ayaklarıma. Dök beyazlığını bahçeme.Karın hiç eksik olmasın iklimimden. Üşüt beni , beyazlat ceketimi. Sen bana kar yağdırırken yüzümü arşa çevireyim ve karın erisin yüzümde...  Soğuğun kızartsın burnumu. İçime çektiğim bol tarçınlı salep ol , bozam ol. Gitme dünyamdan asla. Hep var ol güzel kış...





 Parmaklarımdan bu satırlar dökülüyor dışarıda ise kardan eser yok...  Dilerim lapa lapa kar yağar en yakın zamanda :)

25 Kasım 2011 Cuma

surie cruise










Bu çocuk-kadın karışımı yavrucak, evinde annesinin pabuclarını giyip makyaj malzemelerini çalıp gayet masum bir halde annecilik oynayan sıradan bir çocuk değil. Bu sevimli çocuk-kadın Tom Cruise ve Katie Holmes'ın zavallı kızları. Kendisi 2006 doğumlu. Anne ve babasından bağımsız tay tay yürümeye başladığı andan itibaren '' topuklu ayakkabı'' giydirilmeye başlandı.  Süt dişlerine , minikliğine, ufacık çocuk haline doyamadan makyaj ile tanıştı. O çantadaki makyaj malzemelerini , topuklu ayakkabılarını gördünüz öyle değil mi?  Üstelik 150.000 $ 'lık ayakkabı koleksiyonu var. Dünyada milyonlarca çocuk giyecek 2.bir pabucu bulamazken... Evet, bunları yeşillik olsun diye söylemiyorum. Bu çocuğa acıyorum. Daha Barbie'leriyle oynama yaşındayken yetişkin hatunların kullandığı makyaj malzemelerini kullanmaya başladı. Küçücük ayaklarını topuklu ayakkabılarla zehirleyen ebeveynlerine ben ne diyim ki şimdi?  O küçücük suratına sürdüğü makyaj malzemeleri, o kıpkırmızı rujları... topuklu ayakkabıları beni deli ediyor. Bir anne küçücük yavrusuna nasıl böyle zulüm edebilir. Bir anne küçücük bebeğine makyaj malzemesi alır mı! Topuklu ayakkabı giydirir mi o küçücük ve masum ayaklara! O çocuk şimdi yetişkin bir hatun gibi giyinip makyaj yapıyorsa... Sizce 20 yaşında , 30 yaşında nasıl görünür? Tahmin edemiyorum dahi. İnsanlar asla kendini tatmin etmek için çocuk yapmamalı. İnsanlar asla minik bir bebeği olsun isteği ile çocuk yapmamalı... İnsanlar sırf anne-baba olma hazzını tatmak için çocuk yapmamalı. İnsanlar o çocuğa bakamayacak ise çocuk yapmamalı! Değilse sonuçlarını görüyoruz...  Bkz.Surie...  Bu masum yavrucağın ileride nasıl hastalıklı bir ruha sahip olacağını tahmin etmek istemiyorum.  Ruhu, bedeni , hissiyatı... Zavallı Surie, dilerim ileride kimlik kaybı yaşamazsın. Dilerim kendini uyuşturucu ve alkol batağında bulmaz.  Dilerim o çocuğu daha fazla hastalıklı bir ruh hali ile yetiştirmezler... Ne diyim ki... Bebek yaşındaki bir çocuğa kozmetik ürün alınır mı? Gelişim evresindeki bir çocuğun ayaklarına öyle topuklu ayakkabı giydirilir mi? O kozmetik malzemeler minik vücuduna zarar vermez mi... Surie gibi masum, anne - baba şefkatine muhtaç bir yavru nasıl bu hale getirilebilir....  Vicdan... Sorular sorular...

24 Kasım 2011 Perşembe

açlık oyunları fragmanı çıktı! wuhu


Açlık Oyunları'ndan burada bahsetmiştim. Şimdi sizlerle filme ait orijinal fragmanı paylaşmak istiyorum. Zira vizyona girmesine az kaldıııı! İnşallah umduğumuz gibi olur. İnşallah kitap gibi güzeldir filmide... :)  İnşallah beklediğimize değer :)

18 Kasım 2011 Cuma

iyi bilirim....


İnsanın kalbine sözleriyle keskin bıçaklar saplayan yine nefis bir Sagopa Kajmer & Kolera şarkısı....  Her kelimesi içime işliyor....

not: ''Ecelle emel aynı anda yere atılan 2 taş misali... Biri uzağa yuvarlanır... Biri yakına düşer. Emel uzak , yakın ecel.. İsteğine erişemeden bulur seni....''

17 Kasım 2011 Perşembe

♥ sadece yüzük ♥



























Bu kez yalnızca yüzük eklemek istedim. Umarım hoşunuza gider. Enjoy!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...