23 Mart 2012 Cuma

Açlık Oyunları Vizyonda!


Sonunda! Diyorum başka birşey demiyorum arkadaşlar... Açlık Oyunları vizyona girdi... Size daha evvel uzun uzun burada ve şurada bahsettiğim için şimdi ne fragman yayınlayacağım ne de başka bir video... Yalnızca şu yazı yeterli:
-AÇLIK OYUNLARI VİZYONDA-

Açlık Oyunları'nı.... Bilen bilir...Bilmeyende artık bilmelidir... Lakin filmi izleseniz bile seriyi muhakkak okumalısınız. Neticede kitabın tadı başkadır yaaaa..

22 Mart 2012 Perşembe

su


Bugün Dünya Su Günü... Hani ''su hayattır'' derlerya... Hakikaten öyle!
Dünyanın en ferahlatıcı en harika nimeti 'su' diyebiliriz... Kana kana içmek... Ferahlatıcı sularda kulaç atmak...Temizlenmek... Hepsi 'su' ile gerçekleşiyor. Sizde benim gibi su kuşuysanız eminim içinizden elinizi yüzünüzü yıkamak ve su içmek gelmiştir... Şuan su içtim bile :))) Bir düşünsenize, evimizde su olmasa nasıl zor durumda kalıyoruz.. Su olmayınca, içimiz-dışımız nasıl kuruyup çirkinleşiyor... Sağlığımız elimizden gidiyor. Neticede susuz kalınca ölüyoruz...Evet...Söz konusu olan şey ''SU''....Ve su hayattır. İnşallah insanlık su'yu daha fazla israf etmez ve bu harika nimetin kıymetini bilir... Dünya su günü'nüz kutlu olsun :)))

18 Mart 2012 Pazar

Çanakkale Geçilemedi! Türkiye ASLA VE SONSUZA DEK geçilmeyecek! geçilemeyecek!





Şu yüksek yüksek tepelerde gelin gibi süzülen asil Ay-Yıldız, benim fedakar ecdadımın Kan'ıdır. Can'ıdır. Ömrü'dür...







Şu resimlerde eli silahlı, üniformalı, yorgun ve dayanıklı adamlar öyle sıradan ''Adam'' lar değiller. HEPSİ KAHRAMAN'LAR. Çanakkale kahramanları. Cephe'de ölüme gitmiş, Kan'ı, Can'ı pahasına yurdu korumaya çalışmış asil kahramanlar. Ben şimdi size neyi anlatayım ki??? Neyi? Nasıl anlatayım ki????  Benim  fikrimden çıkan, dilimden dökülen ve parmaklarımdan klavyeme göçen hangi söz bu yürekli ecdadı övebilir ki...  Kışın ayazında, incecik üniformalarını imanları ısıttı. Yazın ortasında kurak cephelerini secdeleri serinletti. Ve sonunda şehadet şerbetlerini yudumladılar.



Objektiflere denk gelmiş onlarca, yüzlerce isimsiz kahraman...


Onbaşı Seyit, 275 kiloluk top mermisiyle...  Ne kas, ne kemik, ne de güç. O topu ancak VECD kaldırabilirdi... Kaldırdıda...



Ve cephede şehit düşmüş tüyü bitmemişler... Bıyıkları bile terlememiş yavrucaklar. Ana kuzuları... Ahh bir görseniz şimdi sizin yaşlarınızdaki yavrucakları.... 12..13..14 yaşlarınızda göçtünüz bu diyarlardan.  Ahirette yeriniz cennet bilirim. Lakin içim cayır cayır oluyor tazeliğinizi gördükçe...  Hakkınızı helal edin ne olur. Sizinle şehit düştüğünüz yaşları paylaşan şimdiki gençlik kıymetinizi biliyor, bilmeye çalışıyor, sizinle gurur duyup sizi rahmetle anıyor.  Şimdiki gençler '' Vatan, sana canım feda''  diyor... Bazıları ise sizin farkınızda bile değil. Onlar hakkında söyleyeceğim şey o kadar çokki.  Fakat lüzum yok...  Siz daha delikanlı bile olamadan taptaze bir çocukken vatanı müdafaa ettiniz... Hakkınızı helal edin ne olur. Bu dünyadan göçtüğünüzden beri çok zaman geçti. Biz sizi çooooooook özledik... Sizin gibi kahramanları çok çok özledik.  Kim bilir kaçınızın sevdiceği yolunuzu gözledi... Cephede vatan için hizmet ederken yavrunuza son kez sarılmaya vakit bile bulamadınız. Annenizin babanızın elini son kez öpemediniz...  Kavuşamadınız yar'e ana'ya... Bizim içindi hepsi... Hakkınızı helal edin ne olur...

Şair'in dediği gibi bir hilal uğruna batırdınız güneşlerinizi... Nefesinizi kestiniz. Gözlerinizi yumdunuz. Vazgeçtiniz. Vatan sağ olsun da, varsın ben öleyim dediniz... Size layık bir evlat olmak en büyük temennim...




Aziz Şehitlerimizin... Açlığı işte burada yazıyor. Açlığı... Susuzluğu...  :

 43. Alay 1. Piyade Taburu 1. Bölük, 1917 yılı yemek listesi;
15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yağlı buğday çorbası ve ekmek.
26 Haziran Sabah: Yok. Öğlen: Yok. Akşam: Üzüm hoşafı, ekmek. 
18 Temmuz Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yarım tayın ekmek.
8 Ağustos Sabah: Yarım ekmek. Öğlen: Yok. Akşam: Şekersiz üzüm hoşafı, ekmek YOK...



Şimdi o aç ve susuz, kanını vatana feda eden ecdadın torunları masada çeşit çeşit yemek varken, burun kıvıracak birşeyler mutlaka buluyor ... Siz imkansızlıkların ortasında vecd ile imkan yarattınız. ''Çanakkale Geçilmez'' dediniz.  Tüm cihana bunu öğrettiniz.. Hakkınızı helal edin ne olur...  Evet Çanakkale Geçilmedi. Asla geçilmeyecek.  Al bayrağımız gök kubbede dalgalanmaya devam edecek.  Bu topraklar daima bizimle olacak... Evet Çanakkale Geçilmedi! Türkiye Geçilmeyecek....
Şanlı Çanakkale Zaferimizin yıldönümü kutlu olsun...  Burası bizimdi. Ve hep bizim kalacak!

                                  

16 Mart 2012 Cuma

Filistin'e adanmış bir CAN

''Zulüm bizdense, ben bizden değilim'' -Rachel Corrie-


                                                             


Bugün 16 Mart.  Rachel Corrie'nin 9. ölüm yıldönümü...
İsrail'in acımadan katlettiği nice can'dan sadece biri.


        Buraya bu acı tabloyu eklemek istemezdim .  Fakat ne acıdırki İsrail bunu gözünü bile kırpmadan yaptı! İşte İsrail'in eli kolu masumların kanları içinde. Huzur içinde uyu Rachel... Bizler senin yolundayız...

Gazze Şeridi'nde,  Filistin'li ailelerin evlerini yıkmak isteyen İsrail buldozerlerinin önünde durdu ve canından oldu.  Sırf Filistin'in gözyaşı dursun diye. Çocuklar gülsün , evlerinin önünde özgürce oyun oynasın diye... İnsanlığa adanmış bir hayat Rachel'ınki.... Şerefli , insanca bir hayat.
Müslümanlığı sömüren , İslam ülkelerine eziyet etmeyi hobi edinen Batı'nın kirli oyunlarına karşı çıkmaya çalışan gencecik bir kızdı Rachel.  İnsanlara insan oldukları için değer verdi. Mazlumların yanında durdu. Evlerinin önünde durdu.  İnsan gibi insan olmak istedi... Olduda. Zira insan gibi insandı... Yardım etmek istedi. Ve Filistin'e ömrünü armağan etti.
Lakin asla Filistin'li çocukların mutlulukla ışıldayan gözlerini göremeyecek. 25. yaş gününü kutlayamayacak...  30'unda olamayacak. Kendi bebeğini kucağına alamayacak... Torunlarıyla vakit geçiremeyecek. İsrail'in kirli buldozerlerinin aldığı hayatına kaldığı yerden devam edemeyecek.

Bizlere kalansa ACI... Kuru bir acı. Seni çok seviyorum Rachel. İnsallah senin gibi direnebilirim. Allah Filistin'in yanında. Sen rahat uyu...

12 Mart 2012 Pazartesi

Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin İstiklal...


Allah ecdadımıza layık olmayı nasip etsin... Bu toprakları dahili ve harici bedhahlarda uzak tutsun... Dünyanın en güzel sözlerini, dile gelip söyleyen Mehmet Akif'in yattığı yer nur , ruhu şad, mekanı cennet olsun... Hani  ''Allah bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın ''diyordu ya.... Hani o kanlı günlerde vecd ile vatanı koruyorlardı ya... Allah bizlerede akıl-fikir versin ve bu saçmalıklar içinde gömülü gençlik üzerindeki ölü toprağını silksin inşallah...  İstiklal Marşı'mızın kabulu kutlu olsun!

11 Mart 2012 Pazar

aurora borealis! yine yeni yeniden


Bu harikulade Kutup Işıkları'ndan , uzaydan ve gökyüzünden  milyonlarca kez bahsettim ve sıkılmışsınızdır diye uzay meselelerine ara vermiştim. Lakin kendimi tutamıyorum artık... Bu güzellikleri bir kez daha paylaşmak istedim :) 

                                                          @Thorbjørn Riise Haagensen-Norveç



                                                                   Alaska


                                                                   Rovaniemi-Finlandiya


                                                                       @blefjell


                                                                   @Kvaløya


                                                                 @İzlanda


                                                                         @ Fáskrúðsfjörður






xoxo
erenrumy-

8 Mart 2012 Perşembe

KONY 2012


Uganda'nın ve dünyanın korkulu rüyası Joseph Kony, 86-88 yıllarından beri terör faaliyetleri yapıyor, çocukları istismar ediyor... Çocukları hem cinsel anlamda sömürüyor hemde katil bir terörist ordu yetiştiriyor. Ortalama 2 Milyon çocuğu kaçıran Kony, o çocukları kendi amaçları için kullanıyor. Kony, 33 insani suçtan aranıyor ve dünyanın en büyük canilerinden birisi olarak gösteriliyor. 2012 itirabi ile Kony için direniş başlatıldı. Herkes Kony'nin yakalanması için seferberlik başlatıyor. İnternet aracılığı ile bu video dünyaya yayılacak. Nisan ayı itirabarıylada dünyada bütün şehirlerde Kony posterleri asılacak ve toplumlar bu konuda bilinçlendirilmeye çalışılacak. Arkadaşlar lütfen bu videoyu yayalım. Herkesi bilinçlendirelim...

7 Mart 2012 Çarşamba

dünyadan cami manzaraları




PARİS

Schwetzingen Camii - Almanya (1779)

Masjid An Nour- Preston-İngiltere

Baitul İslam Camii-Kanada 

                                                               Vezir Kan Camii-Lahor- Pakistan

                                                                       Peshawar-Pakistan

                                                                  Faisal Camii-Pakistan

                                                           Kowloon Camii- Hong Kong -Çin

                                                                    Imam Camii-Asfahan- İran

                                                                      Kul Şerif Camii-Rusya

                                                                     Moskova Camii

                                                                    Fazl Camii-Londra
Müthiş...

2 Mart 2012 Cuma

Senad İstanbul'a ulaştı


Kutsal Yolculuk'dan burada söz etmiştim. Senad Hadzic İstanbul'a ulaştı. Hatta İstanbul'a ulaşalı çok oldu. Lakin ben ancak yazabiliyorum bu postu. Muhakkak yazmak istedim. Zira ders verir nitelikte bir yolculuk... Senad İstanbul'a geldi ve ibretlik olan şu güzel sözleri söyledi:

“Yol çok uzun ve bu yolculuk sırasında ölümü göze aldım. Sadece Allah rızasını gözetiyorum ve sürünerekte olsa Beytullah’a ulaşmak istiyorum”  
 “6000 km sürecek bu yolculuktan hiçbir şekilde korkmadım. Rabbime ve İslam’a olan sevgimden dolayı yürüyorum”  
 “Daha önce develerle 15 ay süren bu yolculuğun, 8 ile 10 ay arasında süreceğini tahmin ediyorum. Eğer 20 Ekim’e kadar kutsal topraklara ulaşamazsam, bu yolculuğumun hiçbir anlamı yoktur. Ayrıca bu yolculuktan hiçbir maddi beklentim yok. Milyarlar verseler de yürümem. Sadece Allah rızasını gözetiyorum. Sürünerekte olsa Beytullah’a varacağım” 

Allah herkese böyle bir iman nasip etsin ne diyim...   Bende yürütsem keşke ayaklarımı senin yolunda Allah'm...  Şükürler olsun... Bir zamanlar Tito vardı. O'nun emirleri ve kuralları vardı. Bugün Allah'ın izni ile Tito'nun izleri yok olmuş durumda.  Allah'm Boşnakları bir daha o duruma düşürme yarabbim. Senad'ı ve amacını koru , yolundan ayırma... Amin.

yeni bir başlıksız kayıt


Merhaba arkadaşlar!

Çok sevdiğim bir kardeşimi kaybettiğimi geçenlerde yazmıştım. Ondan sonra boo ile ilgili önceden yazdığım yazı otomatik olarak yayınlanmış. Kendini toplamana sevindik falan demişsiniz. Lakin halen acı çektiğim için yeni ve eğlenceli bir şey yazacak halim yoktu. Aslında şimdide yok... Ama hayat devam ediyor... Neyse, dediğim gibi önceden yazmıştım o yazıyı. Fakat teşekkür ederim. Birbirinden güzel şeyler yazmışsınız. Duygulandım hatta. Giresun'dan bir arkadaş ''Ben sana Boo'dan alayım '' demiş. İzninizle '' Ne münasebet ! ?? '' demek istiyorum. Yinede teşekkürler tabii... Ben ileride müsait bir evim olduğunda alırım (kendim). Teşekkürler. Ayrıca bazılarınız saç ve makyaj örneği istemişsiniz. Hmm.. Yani bu bir moda ve makyaj bloğu değil, hatta bloğumun tanımlamasını ben bile yapamıyorum. Bilinç altımdan artık Allah ne verdiyse yazıyorum öyle.. :) Fotoğrafını koy diyenler var. Ama inanın bana kendi fb'uma bile yeni bir fotoğraf eklemedim... Benden istediğiniz saç vs örneklerini ekleyeceğim fırsat buldukça. Yalnız şunu söylemeliyim ki, ben vintage şeyleri seviyorum. Benim tarzım size hitap etmeyebilir... Vintage şeyleri seviyorum demiştim :) Hem saçta hem makyajda. Zaten çok fazla makyaj yapan biri değilimdir ama makyajdada eskiye yönelik ayrıntıları seviyorum. Küçük bir kızken, 5 yaşlarında falan... eski dönemleri anlatan filmleri izleyince o dönemlere hayran kalırdım. Saç modelleri, kıyafetleri! Küçükken benimde kabarık kabarık elbiselerim olsun derdim. Sonra, 9 yaşlarında falan benim o  ''kabarık'' olarak adlandırdığım elbiselerin Victorian tarzda kıyafetler olduğunu öğrendim :) Yani hem saç modelleri, hemde giyim olsun victorian - vintage - edwardian- retro- gotik olan şeylere aşığım!!!  Eski dönemlerde yaşamayı isterdim. 1800'ler, 30lar, 40lar, 50ler, 60lar.. Tam benlik! Hem mimarı, ev dekorasyonu, kıyafetler, saç modelleri... Bayılıyorum  o dönemlere:))) Keşke victorian kıyafetlerle dolaşabilsem sokaklarda. İnsanlar tuhaf tuhaf bakmasa :) İmkanım olsa Victorian mimaride inşa edilmiş bir evde yaşarım. Toplumun zihniyeti 'nin bana deli gözle bakmayacağını bilsem hergün bu şekilde giyinirim :) Keşke insanlar bazı şeylere anlayış göstersede bende istediğim gibi dolaşabilsem sokaklarda :) Şimdi düşünüyorumda... Bu kıyafetlerden birini üzerime geçirip çıksam... İnsanlar delirdiğimi düşünür. Veyahut film mi çekiliyor, kostüm partisi mi var diye sorular sorarlar... Düşünsenize günlük hayatta, yalnızca dantel eldiven ve vintage bir şapka taktığım halde tuhaf tuhaf bakıyorlar...Tamamen Victorian giyinsem çıldırdığımı düşünürler:)








Bu fotoğraflar ''Rüzgar Gibi Geçti'' den. Sanırım biraz fikir olmuştur :) Şimdilik bunlar örnek olsun.  Daha sonra fırsatım olursa 40lardan 50lerden vs'dende bahsederim... Görüşmek üzere.

Dünya'ya ve tüm Kainat'a Nur olarak gönderilmiş Gül kokulu Efendimiz (sav)'in mübarek annesi Hz Amine (r.a) 'ın bu dünyadan göçmeden evvel son sözleri şunlardı : 


"Her diri ölecek, her yeni eskiyecek, her yaşlı dünyadan ayrılıp gidecektir. İşte ben de ölüyorum. Fakat adım ebediyen kalacak. Çünkü arkamda hayırlı ve tertemiz bir evlat bırakıyorum." 


Şu sözlerin üzerine sayfalarca şey yazabilirim. Lakin kısa tutmak istiyorum...  Evet her diri ölecek. Zira doğum, ölümün perde arkası... Yaşam bir gölgeden bir aldanıştan ibaret. Her yeni eskimeye mahkum. Büyük bir titizlikle , eğlenceyle aldığımız lüks ayakkabılar , çantalar , ceketler gibi yeni olan herşey eskiyip süklüm büklüm bir hal alacak. Bu en basit örneğiydi. Zira hakiki olan bizlerin bir gün yaşlanacağı. Diri vücudumuz , altın gibi ışıl ışıl saçlarımız , ak pak tenimiz , delikanlı tavırlarımız... Bir gün kırışıklıklarla sona erecek. Allah verdiği güzelliği yavaş yavaş geri alacak. Tek sahipliğimiz olan birkaç gram et ve içine sığınan kemik, toprağın altında yok olup gidecek.  İlerde yaşlandığım vakit gençken yaptığım şeylerden ötürü pişmanlık çekmek istemiyorum. Bunun için çok çaba sarfediyorum. Canımı yakanların bile canını yakmaya gerek duymuyorum, sabretmeye çalışıyorum. Kimseden alkış beklemiyorum. Malum insanoğlu kat'iyen iyiliğin kıymetini bilmez. Tek dileğim Allah'ın bilmesi. Hz.Amine r.a , anne sütü kadar temiz yaşadı ve anne sütü kadar temiz bir evlat bıraktı. Umarım bizlerde günün birinde Peygamber Efendimiz sav 'e yakışır bir ümmet oluruz. Önce kendim için diliyorum bunu. İnşallah birgün gerçek bir 'insan' olabilirim.... Hayırlı Cumalar! 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...