6 Şubat 2013 Çarşamba

Zincirinizi kırın Django geldi!








Film endüstrisi bir krallıksa Quentin Tarantino bence bir kral. Ülkemizde ''Zincirsiz'' adı ile gösterime giren Django Unchained ile Tarantino yine yaptı yapacağını hatta kendini bile aştı. Zira Kill Bill'i, Rezervuar Köpekleri'ni , Soysuzlar Çetesi'ni, Ucuz Roman'ı ,Günah Şehri'ni ve bilumum filmlerini 99865279100000'e katlayacak bir filme imza attı ve kendi baş yapıtını ortaya koydu. Adam yapıyor gerçekten. Oyuncular, sahneler hepsi muazzam ki bunu söylememe lüzum bile yok. Film başlarken dedim ki; ''İşte bu Tarantino filmi'' Şayet hala izlemediyseniz.. Lafı uzatmayacağım. Acele edin!!  


















                                     


Bunlarda filmin en nefis soundtrack'lerinden... Ennio Morricone gibi müthiş bir Western bestecisinin film müziklerine imza atmış olmasıda büyük bir ayrıcalık. Western ya da Spagetti Western'den hoşlanıyorsanız bu film sizi kendine aşık edecek. Ki Vahşi Batı tarzını benimseyemen film izleyicileri için bile görülmesi gereken bir baş yapıt.Bu gerçek..


Sevgiler.
Xoxo
RumeysaErenX.





5 Şubat 2013 Salı

çekim yasası



Neden asık oluruz?
Bu soruyu sorduk mu kendimize? Belkide sormadık. Birbirinden yakışıklı adamlar ve z kamaştırıcı kadınlar, hepsi karadelik gibidir. Uzaktan bakmaya dayanamaz yakınlaşırsınız olay ufkuna girdiğinizdeyse sizi içlerine hapsederler. Kaçamazsınız. İş işten geçmiştir. Bunun adı çekim yasası. Güzelliğin çekim gücü bizi kükürt ve demir tozu gibi birleştirir. Bu güzel kadınlar ve yakışıklı adamları gördüğümüzde adeta Stendhal sendromuna kapılıp gideriz.
Peki neden? Neden hep güzel arayışındayız? Standartların altında, altın oranla alakası olmayan yüzü Picasso tabloları gibi olan birine neden aşık olmayız? 
Cevap ?? Cevabı ben bulamadım. Belkide tek sebep fani oluşumuzla genlerimize işlenmiş olan sevimli acizliğimizdir. Evet belkide sebep bu. 








Peki sonra ne olur? Huyunu suyunu bilmeden salt yakışıklı ve güzel oldukları için tapındığımız insancıklar birden bire yok olur gider. Araya Azrail faktörü girer ve ''Boommmm'' bir bakarsın nefis güzellik ya da göz kamaştırıcı yakışıklılık işe yaramamış ölmüşsün. Tıpkı bebek yüzlü tatlı James Dean'in 24 yaşında ölmesi gibi...  İşte bizim hayatlarımız insanlık tarihinde bu denli kısa bu denli değersiz ve böylesine küçük bir parçadan ibaret. Zira inançlarımız doğrultusunda yakışıklılığın anlamı olan, hatunların O'nu gördüğünde gözlerini alamadıkları kendilerini doğradıkları, güzelliğin ötesindeki Hz.Yusuf bile bu dünyadan göçtü.. O yüzden lütfen bu kadar abartmayalım güzeliz-yakışıklıyız evet şimdilik hepsi bu. Tek sahipliğimiz olan birkaç gram et, kemik ve kas yığını olan bedenlerimizi kibir ile kirletmeyelim derim bennn... Ve son olarak milyon dolarlık bebekler ya da erkekler, nefis güzelliklerde kusursuz değildir. Fenotipe değilde göğüs kafesi içindeki kalbe yoğunlaşmalı sanırım. Di mi canlar?





Sevgiler

R.e

xoxo

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...