Ana içeriğe atla

Translate

hayır baba


Keşke buna engel olabilseydim. Avuçlarımdan kayıp gidecek olman, ruhumda koca bir delik açacağını bilmeme rağmen kurşunların önüne atlamak gibi çılgın bir durum. Oysa sen bizim tarafımızca algılanan hüzne rağmen AK-47 ye karşı kollarını açmış bir kahraman gibi karşıladın bunları. Tüm bu deli saçması şeyleri selamladın, eyvallah dedin.
Seni şimdiden özledim. Zaten her zaman özlüyordum, sana doyamamış bir çocuğa arkanı dönüyorsun. Beni oluşturan şeylerden biri sen olmana rağmen sanki hiç doyamadık ve şimdilerde ben gidişini izliyor gibiyim. Minik parçasına sırtını dönen bir 'bütün' gibi davranma. Gözünü seveyim gitme. Asla evlenmeyeceğime kani olmama rağmen düğünümde ilk dansımı seninle yapmak istediğimi söylediğimde nasıl gülüyordun hatırlıyor musun? Seni çok sevdiğimi bilmeni isterim baba, biliyorum biliyorsun. Unutman hiçbir şey değiştirmez. Kum saatine karşı yarışıyoruzya hani, ne olur onu geri çevir de her şey eskiye dönsün be baba. Ya da bırak zaman aksın, biz akalım, ölüm aksın içimize. Ruhlarımız çirkin dünyadan arınmış boşluğa süzülene dek özleyelim birbirimizi. Bundan milyonlarca yıl sonra birlikte cennetteyiz nasıl olsa. Fakat yine de süzülmeyi boşver. Gitmeye kalkma. Ruhun o bedende sıkışmaya devam etsin, biz de gülmeye...



tüm kalbimle.
sadece kızın, Rumeysa.

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Geç Kalmak İçin Henüz Erken... | Kaybedilmiş Potansiyel, Ukdeler, Pişmanlıklar ve İkigaiye Ulaşmak” Yayında!

Merhaba... Siz de bir keşmekeşin, içe oturan hırçın bir saçmalık ağının içinde misiniz?  Bu ara sıra hepimize olur... Vazgeçtiklerimiz, arkamızda bıraktıklarımız, ukdeler, pişmanlıklar ve kaybedilmiş potansiyel hortlak gibi peşimizdedir. Ne zaman soluklanıp ne kadar ileri gittiğimize bakmak için bir durup arkaya baksak, o malum kaybedilmiş potansiyel ve ukdeler hep oradadır. Tıpkı huzursuz bir hortlak gibi.  İşte bu yüzden Operadaki Lamba Cini Podcast’de geçen hafta bunu konuştum... Yeni bölümü hemen dinleyebilirsiniz... Operadaki Lamba Cini Podcast’e 🍎’dan ya da Spotify’dan ulaşabilirsiniz...  Sevgiyle Kalın, olur mu?  Xoxo, Rumeysa

“Kozmik Bebeğim Bob Dylan...” yayında!

Merhaba muggle aleminin sevgili sakinleri... Operadaki Lamba Cini Podcast için yeni bir bölüm yayınladım! Bir ozan, şair, ressam, baba, dede, radyo dj’i, pek çok şiir kitabının, otobiyografinin, sayısız şarkının yazarı,bestecisi... Oscar ve Nobel ödüllü söz yazarı, harika bir müzisyen... Rumy için ise kozmik bebeği, paralel evrendeki kocası, kuzu kafalısı, biricik Bob Dylan’ı... Bu bölümde geçtiğimiz Mayıs’ta 83. yaşına giren ama Rumy için yaşı hep 24 olan üstadın, Bob Dylan’ın geçmiş doğum gününü ve yaşamını kutluyoruz... Ayrıca “birazcık” Dylan fantezisi yapıyoruz...   İyi ki doğdun Bob Dylan... 🎊

So Hyang'cılar burada mı? Günün şarkısı bana gelsin.

Hey...  Nasılsınız? Bu posta denk geldiğinizde gününüz nasıl geçiyordu acaba... Umarım hayat size nazik davranıyordur ve her şey yolundadır. Misty'nin tüm zamanların en en en güzel şarkılarından biri olduğuna eminim ama onu So Hyang'dan dinlemek sanki bir melek omzunuza oturmuş da sizin için Misty söylüyormuş gibi hissettiriyor. :) So Hyang'ın müzik kariyeri uzuuuuun yıllara dayansa da benim küçük dünyama dahil oluşu son 5-6 yıl içinde oldu. Emre Yücelen'in So Hyang'la ilgili bir analizine denk gelmiştim galiba ve o günden sonra da dinlemeyi bırakamadım. So Hyang öyle tatlı bir insan kiiiii! Mütevazi, iyi kalpli ve son derece ayakları yere basan bir sanatçı :) Umuyorum ki bana da, bize de birgün O'nu canlı dinlemek ve bulutlarda uçmak nasip olur :)  Şimdi bunları okurken bir yandan So Hyang'ın nefis sesini dinliyorsanız ve kendisiyle ilgili daha çok fikir sahibi olmak istiyorsanız Emre Yücelen'in Stüdyo Sohbetleri'ne bakabilirsiniz, So Hyang ile Kore...