Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Doğa etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Translate

Yılın Bu Zamanı 🌬❄️💙🪽

Merhaba 🙋🏼‍♀️ Yine takvim resetlendi, yine kar düştü toprağa. İnanamıyorum doğrusu, kar sahiden düştü! Kurak kuru kabuk gibi nice kışın ardından kar düştü toprağa...  Seviyorum bu hissi, eskiden hep anlatırdımya; O botlar altındaki kıtırdayan çıtırdayan karın sesini.  Belki de kar kıkırdıyordur şimdi.  Yine kavuştuk diye... 🌬❄️ Xoxo, Rumeysa 😇🙏🏻🫶🏻

Yeni Yılınız Kutlu Olsun 🌸🌲🎀🎄🧧

Merhaba, sevgili muggle'lar ve her türden dostlarım... 🎁🙏🏻 2025'den sağ çıkan şanslılardanız belliki... Yine bir yılı daha sağ salim tamamlayabildik, yine buralardayız. Ne kadar şanslı olduğunuzun farkında mısınız? 🎁🫶🏻😇 Hepimize harikulade yıllar ve ömürler diliyorum.  Sevgilerimle,  Xoxo, R 🙋🏼‍♀️🎊✨️🎀🌲🧧

“Rumy Ekspresi ile Ufak Bir Tren Yolculuğu...” Yayında! Biletinizi alın ve benimle bir tren yolculuğuna çıkın...

Merhaba... Görüşmeyeli nasılsınız?  Ben bir roller coaster tepesinde bir o yana bir bu yana gidiyormuşum gibi hissediyorum ama bunu bir tren yolculuğu gibi algılamak istiyorum. Daha önce yolculuktan kim bilir ne çok bahsettim. Ama yol biter mi? Yol sevgisi biter mi? Bence bitmesin... Operadaki Lamba Cini podcastin yeni bölümünde bir trene atlıyoruz, yola koyuluyoruz. Hadi siz de bir tren bileti alın, arkanıza yaslanın, yeni bölümü dinlerken benimle birlikte yol alın.  Operadaki Lamba Cini podcaste Apple podcastlerden, Spotify’dan ulaşabilirsiniz...  Hoşçakalın ama en çok sağlıcakla, sevgiyle kalın! 🤗🍀 Rumeysa- 😘 

Kamp Hazırlıkları vs.

Nasılsınız?  Şuan mükemmel mandarince bir ballad çalıyor kulağımda ve çikolatamı büyük bir iştahla hüpletiyorum! Bir uğramak istedim.. Planlar yapıyorum kafamda.  Çadırımın içinde uzanıp çadırımın üzerine acaba şıp diye damlayan bir yağmur olur mu diye hafiften panik olup heyecanlanmayı özledim. Kamp planları yapmaya bayılıyorum, kamp hayalleri kurmaya da bayılıyorum. Siz de benim gibi sayfalarca not alıp yine de bazı şeyleri unutuyor musunuz?  Sevgiler, Rumeysa-  

"Geride Kalanlar | Yeniden Yeşerebilir Miyiz? Bir Duyurum Var! + İyi Bayramlar" Bölümü Yayında!

  Merhaba... Umuyorum ki iyisiniz. Ben İyi diyelim, İyi olalım...  modundayım.  Epeydir konuşmadık, o sebeple  Operadaki Lamba Cini Podcast  için yeni bir bölüm hazırladım. Hemen buraya tıklayarak  dinleyebilirsiniz. Sizi özledim, geride kalanlar olarak yeşerebiliriz ümidiyle sizinle konuşmayı istedim...  Bu arada Beş Dakikaya Oradayım!  yolculuğuna başladık bile...  Abhazya  ve  Afganistan  bölümlerini yayınladıııımmm! Yolculukları kaçırmayın :)  Beş Dakikaya Oradayım!  podcast'e de aynı şekilde Apple podcastlerden, Spotify'dan, Anchor'dan ulaşabilirsiniz. Yeni bölümlerden anında haberdar olmak için abone olup, takip etmeyi unutmayın!  İyi Bayramlar! Sevgiler, Rumeysa-

"Beş Dakikaya Oradayım!" Podcast Trailer!

Merhabalar...  Benim bir haberim var! Siz de benim kadar başka ülkelerin öykülerini, farklı kültürleri ve seyahati seviyor musunuz?  Kim sevmez ki? Seyahat asla bir lüks değildir bana göre, eminim size göre de öyle. İnsanın istediği zaman istediği yere gidebilmesi sadece belirli ülkelerin vatandaşlarının ayrıcalığı hiç değildir... Asla öyle olmamalıdır ama öyle... Seyahat insan hayatı için olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır bence.  Türkiye'de doğmuş bir dünya vatandaşı olarak dünyanın her köşesini keşfetmek için yanıp tutuşuyorum. Dünya'nın başka yerlerindeki bambaşka insanların yaşamlarını tanımak, onları anlamak, kültürlerini, inancını, mizacını, bakış açısını keşfetmek beni çok heyecanlandırıyor. Sizle birlikte gerçekten bir uçağa atlayıp seyahat etmeyi çok isterdim ama sizinle bir yolculuğa çıkmanın, sizi yanımda götürmenin en iyi yolu bir podcast yapmaktı; Sadece ülkeleri konuşacağımız bir podcast!  O yüzden bir Operadaki Lamba Cini Podcast spin-off'u yapmaya karar ve...

Sizin hiç bebek güvercininiz oldu mu?

Merhaba...  Son yıllarda her bahar-yaz- son bahar balkonumuzdaki saksılarda ya da köşede keyifle yumurtlayan güvercinleri görüyorum. Sürekli sabırla oturan bir güvercin varsa orada mutlaka yumurta da vardır. "Canım benim... Bir kımılda bakalım yoksa yumurta mı koydun oraya?" Deyince usulca kanat çırpıp uzaklaşan sevimli kanatlı ebeveynin altından mucize görünür; küçük beyaz oval bir ya da birkaç miras. Ki çoğu zaman biri ertesi gün konulmak üzere ikişer ikişer yumurtlarlar... Sevinç çığlıklarıyla yeniden anneanne oluyoruz deyip mutluluktan uçarım. Sonra yumurtalar çatlar, içinden yumuşacık, sıcacık, küçücük sarı tanecikler görülür. İçlerinde can olan, küçücük bedenleri içinde yaşam bulunan dünya tatlısı   canlılar. Her gün heyecanla defalarca kontrol edip büyümelerine şahit olurum. Büyüyüp, tüylenip, renklenip, uçup giderler... İşte şimdilerde balkonumu bereketlendirecek olan bebek güvercinlerin hayalini kuruyorum.  Kim bilir yenileri ne zaman gelecek? Kim bilir bahar n...

"İyileşmek Yol Almaktır | 2023'de İyileşmek, Kronik Ağrılar, Kış Kampı + Birkaç Tavsiye" bölümü yayında!

Merhabalar... 2023'ün ilk iki haftası geride kalmışken zamanı yeniden sorgular oldum. Zaman adeta tek boynuzlu bir atmışcasına uçup kaçıyor, gören ya da yakalayan varsa söylesin!! :)  Yine de söylemeliyim ki 2023'ün ilk günleri benim için fena değildi. Arkamda kalan odaya o aralık kapıdan gizlice bakabilsem de, içeri yeniden girebilmem mümkün değil ama o odada neler yaptığımı hatırlayabilirim. Ben de 2022 odası ve diğer odalarda neler yaptığımı düşündüm bugünlerde, hatırladığım şeylere gülüyor ve hepsini kucaklıyorum.  Operadaki Lamba Cini podcast'in yeni bölümünde iyileşmeyi konuştum. Yeni yılın ilk kampını da andım elbet.  Yeni yılın ilk kampında kurak kışın buruk soğuğuyla donanmış yere uzanmış, ellerimi başımın altında birleştirip gözlerimi gökyüzüne çevirmişken gördüğüm manzara buydu.  Basit mi? Bence dünyanın en güzel manzarasıydı. Sonra onların habitatına öylece dalıvermişken ve sakince yeşili izlerken, birkaç kuş geldi ayaklarımın dibine,  hoşgeldin der...

"Kahve Üstü Doğa Sohbeti | Milyon Dolarlık Kamp Lezzetleri, Annem'den ve Serdar Kılıç'dan Öğrendiklerim..." Yayında!

Merhaba Sevgili Muggle'lar,  Operadaki Lamba Cini Podcast'in yeni bölümü yayında! Bu bölümde baş döndürücü güzelliğiyle aklımı başımdan alıp beni Stendhal sendromu'na yakalatan son kampımdan, atıştırmalıklardan, kamp ateşinden konuştuk. Doğa'yı ve evreni sevgiyle öpüp koklamamı sağlayan annem'den ve daha önce pek çok kez bahsettiğimiz Sevgili üstad Serdar Kılıç'dan bahsettik.  Ve bazı komik kamp anılarımdan bile konuştuk! :))  Yeni bölüme Apple Podcast'lerden,  Spotify'dan  ya da  Anchor'dan  ulaşabilirsiniz.  Hepinize harika bir haftasonu diliyorum! Sevgiler, Rumeysa- Xx

Kız başına kamp olur mu?

Merhaba muggle'lar ve daima muggle kalanlar... :)  Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki her şey bir ekrana sığmış durumda. Her şey like'lardan repostlardan retweetlerden ibaretmiş gibi görünüyor. Sahiden öyle mi? Bence hayır, inanıyorum ki sizce de hayır.  Bilgisayarların, tabletlerin, telefonların, akıllı saatlerin, banka hesaplarının, tüm o havasız plazaların, masabaşlarının, kriptolarla dolup taşan soğuk cüzdanların, pandemiyle birlikte daha da zenginleşen multizenginlerin, ekonomisizlikle eriyip tükenen orta sınıfın ve herkesin ötesinde çekilen sıkıntıların, enflasyonun, stagflasyonun, kredilerin, ihtiyaç bile olmadığı halde alınması gerekiyormuş gibi manipüle edildiğimiz tüm o saçma şeylerin, artan emtia ve bilumum şey fiyatlarının, temel ihtiyaç olduğu halde ucuzunu bulmak için iki saat aradığımız gereksinimlerimizin, yaşamımızın ortasında kara delik gibi öylece duran samimiyetsiz mecburiyetlerin, bize dayatılan düzenin ve düzensizliğin...; kısaca bize zevk veren anların, peşin...

Operadaki Lamba Cini Podcast Trailer

Herkese merhaba, Operadaki Lamba Cini Podcast sizlerle :) Doğa'dan, sanattan, filmlerden, dizilerden, kitaplardan, Harry Potter'dan, kahveden, kamptan... Kısaca canım ne isterse ondan konuşuyorum. Sizi de beklerim :) Operadaki Lamba Cini Podcast'e Apple Podcast'ler den,  Anchor'da n ve  Spotify'dan  ulaşabilirsiniz. Apple Podcast'de, Spotify'da, Anchor'da abone olabilirsiniz, böylece bir sonraki podcast yayınlandığında haberdar olabilirsiniz.  https://anchor.fm/operadaki-lamba-cini https://open.spotify.com/episode/4UMGXU6WoxUXYaZS7aMkGd?si=d7d37a291a9a463c Sevgiler,  Rumeysa x

ekim...

Çıtırdayan yapraklar, ıslak gökyüzü mevsimi, hoşgeldin... BONUS TRACKS! Puslu sonbahar günleri harikadır, bazı şarkılarla daha güzel olur... Mutlu bir gününüz olsun. rumy xoxo

Mükemmel mi?

Mükemmel şeylere sahip olmak için önce neyin mükemmel olduğuna karar vermek lazım.  Asla mükemmel arayışına girmeyin. O kendiliğinden gelir sizi bulur. Etrafımda binlerce insanın koşturup durduğunu görüyorum. Kimi iyi niyetle, kimi çılgınca sebeplerle eğlence peşinde kimi de yaşadığı gezegene ihanet etmek için var gücüyle kötü adam'lık oynamakta. Herşeyi kenara bırakıp nefes almak gerek. Bazen mükemmel anlar bizi çevrelediği halde bir türlü göremeyiz. Geçen kıştan beri tek bir post bile yazmadığımı fark ettim. Bu süreçte neler oldu neler bitti anlatmak güç. Sadece posttan da anlaşılacağı üzere mükemmelliğin anlamına varıyorum yavaş yavaş. Siz ne kadar çaba sarf ederseniz edin, ne denli dilerseniz dileyin herşey olacağına varıyor. O bulutlar illa gökyüzünde dönüyor,  o oksijen illa ciğerlere doluyor, o kuşlar illa bir yerlerde ötüyor , o tatlı çocuklar hala gülüyor.  Kısa ve öz haliyle hayat bu işte. Bir su ne kadar laminer akarsa o kadar durağanlaşır. Bir hava ne kadar...

hayat ateşi ❤

Çam kokusu sinmiş orman içime serin nefesini üflerken ciğerlerim mis gibi bir ferahlıkla doldu. Ağaçlar kocaman, toprak her zamanki gibi harikulade. Sabah yeşilliğinin serinliğiyle yanıbaşımızdaki ateşin romantik düellosu eşliğinde ferah bir çıtırtı yayılıyor etrafa. Ateş kokuyor, öyle güzel kokuyor ki sanki kendine has karakteristik bir kokusu var. Ruhum yeşili, hayatı, yakınında olsam da özlediğim huzuru adeta absorbe ediyor. Ve tüm bu güzel doğa kokularının yanı sıra kupa dolusu kahvelerin canlandırıcı enerjisi  ❤ İşte buna hayat diyoruz!  Ve hayat toprak kadar şahane, doğal, mis gibi ve cömert..  ❤   Yeşilden, ormandan, ateşten, doğadan, kendinizden ve içinizdeki hayat aşkından, aşk ateşinden uzak kalmamanız dileğiyle... -Rumy xoxo  ❤  

Yağmurun Sundukları..

 Son bahar mizacına yakışır bir üslupla gökyüzünü ıslatmaya başladı bu günlerde. Dışarıdaki ıslak hava ve cama vuran yağmurun nefis parçacıkları eşliğinde kahve içme ve cennetin kapısını aralama zamanı geldi. Cennet , kitaplardaki o tatlı ''Times New Roman'' satırlardan iç dünyamıza akan bir düş buğusu adeta. Bu romantik sonbahar yağmurlarına yakışır düşler görmek gerek. Gözlerim satırları süzerken kahvemi içip bana fon müziği yapan o yağmurun tadına varmak istiyorum. Sonbahar da diğer tüm mevsimler gibi şaşaalı içsel huzur makineleri olan kitapları sunuyor bize. Evet, şükürler olsun ki yağmur yağıyor şimdi. xoxo Rumeysa.

Akhal Teke

Ahal Teke yani Akhal Teke bir Türkmen atı. Ahal Teke ismi ise Türkmenistan'ın Güney'inde bulunan Ahal vilayetinde yaşayan Teke kabilesinden gelmektedir. Ben Akhal Teke'leri çok seviyorum ve sizinlede paylaşmak istedim. Şu asalete şu güzelliğe bakar mısınız? Akhal Teke'yi diğer atlardan ayıran en önemli özelliği ise ışıl ışıl parlayan tüyleri... Sanki ışıltılı sprey sıkılmışcasına parıl parıl parlayan tüyleri, asil duruşu ve güzelliği mükemmel bir görsellik sunuyor :)   Sevgiler, Rumeysa x

su

Bugün Dünya Su Günü... Hani ''su hayattır'' derlerya... Hakikaten öyle! Dünyanın en ferahlatıcı en harika nimeti 'su' diyebiliriz... Kana kana içmek... Ferahlatıcı sularda kulaç atmak...Temizlenmek... Hepsi 'su' ile gerçekleşiyor. Sizde benim gibi su kuşuysanız eminim içinizden elinizi yüzünüzü yıkamak ve su içmek gelmiştir... Şuan su içtim bile :))) Bir düşünsenize, evimizde su olmasa nasıl zor durumda kalıyoruz.. Su olmayınca, içimiz-dışımız nasıl kuruyup çirkinleşiyor... Sağlığımız elimizden gidiyor. Neticede susuz kalınca ölüyoruz...Evet...Söz konusu olan şey ''SU''....Ve su hayattır. İnşallah insanlık su'yu daha fazla israf etmez ve bu harika nimetin kıymetini bilir... Dünya su günü'nüz kutlu olsun :))) Rumy x

vesaire vesaire

Ateş başında vakit geçirmek için çok yükseğe , dağlara çıkardık seninle. Bol yeşilli , toprak kokulu , oksijen dolu güzel dağlara. Balık tutabilmek için suya yakın olsun isterdik.. Saatlerce sıkılmadan bıkmadan balık tutardık. Sonra bulutlara da yakın olmak isterdik. Kimse olmasın yalnızca sen ve ben.  Ateşi çakmakla, kibritle değil orijinal yöntemlerle yakmak isterdik. Ve başarırdık.  Kimseler ses etmesin. Kimseler rahatsızlık vermesin diye uzaklara giderdik. Ateşin başında biber közlerdik...Patlıcan..  Sonra hava kararmaya başlardı...Kararırdı. İncecik giyinmişsin diye kızardın sen bana. Üşütmemden korkardın. Ateşin başında kalbimiz ısınırdı.  Çıtır çıtır çıtırdardı ateş... Çıtırtılar ateşte yükselip havada kaybolan tanecikler haline gelirdi. Türküler söylerdik seninle.  Bana fıkralar anlatırdın. Gülümserdin. Bana baktıkça gözlerin parlardı. Bakışların yanan ateşten daha çok ısıtırdı içimi. Saatlerce konuşurduk... Hiç es vermeden. Bir an susmad...

2011, kış balladı

 Yüzüme çarpan soğuk bir esintisin sen. İliklere kadar dondurucu ama bir o kadar harika.... Sıcacık evimdeki sıcak kestanemsin. Harikasın kış... Lapa lapa yağdır karlarını ayaklarıma. Dök beyazlığını bahçeme.Karın hiç eksik olmasın iklimimden. Üşüt beni , beyazlat ceketimi. Sen bana kar yağdırırken yüzümü arşa çevireyim ve karın erisin yüzümde...  Soğuğun kızartsın burnumu. İçime çektiğim bol tarçınlı salep ol , bozam ol. Gitme dünyamdan asla. Hep var ol güzel kış...  Parmaklarımdan bu satırlar dökülüyor dışarıda ise kardan eser yok...  Dilerim lapa lapa kar yağar en yakın zamanda :) rumeysa x

bir gram hayal

Şimdi kaloriferli , sıcacık bir apartman dairesinde olmaktansa, bir köyde çıtır çıtır yanan sobanın başında huzur dolu bir yerde olmayı tercih ederdim. Beton dolu caddeler içinde sıra sıra dizilmiş binalardan birinde büyüdüm. Hiç sobalı bir evim olmadı. Köyüm de olmadı. İsterdim ki köyüm olsun ,  en azından ayda birkaç kez doğaya yakın olabileyim. Şehrin gürültüsü , sıkıntısından kaçıp köy evime gideyim.... Belki ilerde olur bilemiyorum daha çok gencim... Köy yaşantısından nefret edenler bu sözlerimi çok primitif bulabilir, normaldir... Lakin insanoğlu zaten topraktan gelen bir varlık. toprağı özlemek, ona ayak basmayı istemek garip karşılanmamalı... Şuan bir köy evinde, dışarda yağan yağmuru izlemek istiyorum... Sobada kızaran ekmeklerin kokusu burnuma gelsin, sonra çıtır çıtır kızarmış ekmeğime tereyağı süreyim... Sevdiklerimle gülüşmelerimiz yankılansın radyasyonsuz duvarlarda.... Doğayla , huzurla ve ailemle iç içe... Mis gibi bir mutluluk... Doğa ve doğallık bize ancak huzu...