Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Translate

hey!

2013 valizini topladı yola çıkmaya hazır, şimdiyse yeni bir konuğumuz geliyor, Sevgili 2014 ... Umarım 2014'de  bizler 'insan olmak ne demek? ' diye biraz durup düşünürüz. Ve umarım salt random bir hayat yerine etrafı güzelleştirir, faydalı olmaya çalışırız. Tabi bu işe önce kendimize çeki düzen vererek başlamakta yarar var... Herşeyin en güzeli, en tatlısı sizinle olsun. Yeni yılınız sağlık dolu ve çok mutlu olsun.. Sevgiler, xoxo.. Rumeysa.

Atlı karınca aşkına!

      En son ne zaman atlı karıncaya bindiniz? Ya da en son ne zaman bir atlı karınca gördünüz? Muhtemelen şöyle bir durup düşündünüz ve hatırlayamadınız değil mi? Luna parklarda ya da modern alışveriş merkezlerinin eğlence salonlarında duran ve keşfedilmeyi bekleyen bu dünya tatlısı şeyleri size bir hatırlatmak istedim. Atlara aşık olduğumu en güzel örneklerinden biri olan Akhal Teke ile  burada  da anlatmıştım ancak böyle güzel bir örneği keşke daha önce vermiş olsaydım diyorum. Çünkü atlı karıncalar bence hem başarıyla tasarlanmış düzenekler, hem de güzeller güzeli bir görsel şölen sunan müthiş sanat eserleri. Mesela yukarıdaki atlı karıncaları ele alalım, sahiden de hepsi çok hoş! Işıl ışıl olmaları yanı sıra, atların her biri üzerindeki özgün figürler, capcanlı renkler-desenler insanın gözünü kamaştırıyor. Sanki ufak bir alana hakim kişisel birer mutluluk karnavalı gibiler. Bana k...

Güz

Kapıya doğru yürüyorum, ayaklarım toprağa değdikçe soluk benizli yaprakların çatırtısı içimi kavuruyor. Yaprakların yakıcı uğultusu.. Hep ben mi parçalıyorum kurumuş ölü sarısı gövdenizi, hep ben mi ezip geçiyorum? Yoksa ayaklarıma kapanmak için mi sararıp soldunuz? Allah bilir bu kaçıncı güz .. Dışarıda bekleyen kocaman ruhlar, geriye kalan son birkaç adım ve kapıya ulaşmak adına ezdiğim yüzlerce yaprak... Yine mi mevsimlerden güz?      Rumeysa- 

Yağmurun Sundukları..

 Son bahar mizacına yakışır bir üslupla gökyüzünü ıslatmaya başladı bu günlerde. Dışarıdaki ıslak hava ve cama vuran yağmurun nefis parçacıkları eşliğinde kahve içme ve cennetin kapısını aralama zamanı geldi. Cennet , kitaplardaki o tatlı ''Times New Roman'' satırlardan iç dünyamıza akan bir düş buğusu adeta. Bu romantik sonbahar yağmurlarına yakışır düşler görmek gerek. Gözlerim satırları süzerken kahvemi içip bana fon müziği yapan o yağmurun tadına varmak istiyorum. Sonbahar da diğer tüm mevsimler gibi şaşaalı içsel huzur makineleri olan kitapları sunuyor bize. Evet, şükürler olsun ki yağmur yağıyor şimdi. xoxo Rumeysa.

☀☀ Gün Olur Asra Bedel ☀☀

  Birkaç gün önce dostlarımla uçtuk, kaçtık, nefes aldık. Sanki bambaşka bir hayatta binlerce güzel ömür yaşadık. 'Gün olur asra bedel' çünkü zaman sonsuzluğu içindeki 24 saatlik bir dilimde biz adeta daha bir var olduk, daha bir mutlu olduk. Yedik, içtik, yüzdük, oynadık, korktuk. 24 saatte yapılabilecek ne varsa yaptık. Sofralara oturduk, sofralarda muhabbetler kurduk. Nitekim ruhumuz kanatlanıp kelebek gibi uçtu güzel bir bahçeye kondu. O bahçe içinde öyle mutlu olduk ki... Gün asra bedeldi ve bitti. Anılar o fotoğraflarda ve kalplerimizde kaldı. Sizi çok seviyorum kızlar! Böyle güzel ve sonsuz anılar sizin kalbinize de uğrasın.. Xoxo. Rumeysa

Operadaki Lamba Cini 2 yaşında

      O an, bir blog açmaya karar verdiğim an aklımdan tam olarak ne geçiyordu bilmiyorum. Galiba içimi dökmek istedim. İyi ki istemişim. 2 sene çok çabuk geçti. Ve ''Operadaki Lamba Cini'' 2 yaşında ...Okuyan gözlerinize sağlık.                        Teşekkürler.        Xoxo.      ru.