Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Translate

hayır baba

Keşke buna engel olabilseydim. Avuçlarımdan kayıp gidecek olman, ruhumda koca bir delik açacağını bilmeme rağmen kurşunların önüne atlamak gibi çılgın bir durum. Oysa sen bizim tarafımızca algılanan hüzne rağmen AK-47 ye karşı kollarını açmış bir kahraman gibi karşıladın bunları. Tüm bu deli saçması şeyleri selamladın, eyvallah dedin. Seni şimdiden özledim. Zaten her zaman özlüyordum, sana doyamamış bir çocuğa arkanı dönüyorsun. Beni oluşturan şeylerden biri sen olmana rağmen sanki hiç doyamadık ve şimdilerde ben gidişini izliyor gibiyim. Minik parçasına sırtını dönen bir 'bütün' gibi davranma. Gözünü seveyim gitme. Asla evlenmeyeceğime kani olmama rağmen düğünümde ilk dansımı seninle yapmak istediğimi söylediğimde nasıl gülüyordun hatırlıyor musun? Seni çok sevdiğimi bilmeni isterim baba, biliyorum biliyorsun. Unutman hiçbir şey değiştirmez. Kum saatine karşı yarışıyoruzya hani, ne olur onu geri çevir de her şey eskiye dönsün be baba. Ya da bırak zaman aksın, biz akalım, ölü...

hayat ateşi ❤

Çam kokusu sinmiş orman içime serin nefesini üflerken ciğerlerim mis gibi bir ferahlıkla doldu. Ağaçlar kocaman, toprak her zamanki gibi harikulade. Sabah yeşilliğinin serinliğiyle yanıbaşımızdaki ateşin romantik düellosu eşliğinde ferah bir çıtırtı yayılıyor etrafa. Ateş kokuyor, öyle güzel kokuyor ki sanki kendine has karakteristik bir kokusu var. Ruhum yeşili, hayatı, yakınında olsam da özlediğim huzuru adeta absorbe ediyor. Ve tüm bu güzel doğa kokularının yanı sıra kupa dolusu kahvelerin canlandırıcı enerjisi  ❤ İşte buna hayat diyoruz!  Ve hayat toprak kadar şahane, doğal, mis gibi ve cömert..  ❤   Yeşilden, ormandan, ateşten, doğadan, kendinizden ve içinizdeki hayat aşkından, aşk ateşinden uzak kalmamanız dileğiyle... -Rumy xoxo  ❤  

Babam'a.. ❤ ❤

      Beni ilk kez kucağına aldığında ne hissettin bilmiyorum baba ama bilmeni isterim ki ben sana ne zaman sarılsam içim huzur doluyor, güvende hissediyorum. Küçükken sen biryere gidince peşinden nasıl ağlardım hatırladın mı? O yüzden hiçbir yere gideyim deme, hep yanımızda kal- 14 şubat sevgililer günü değil, babamın doğum günü.. O yüzden doğum günün kutlu olsun, seni çok seviyorum babacığım.. İnsallah sağlık ve huzur dolu bir ömrün olur.. ❤ ❤ Her zaman Seni Seven Kızın Rumy ❤ ❤ ❤

hey!

2013 valizini topladı yola çıkmaya hazır, şimdiyse yeni bir konuğumuz geliyor, Sevgili 2014 ... Umarım 2014'de  bizler 'insan olmak ne demek? ' diye biraz durup düşünürüz. Ve umarım salt random bir hayat yerine etrafı güzelleştirir, faydalı olmaya çalışırız. Tabi bu işe önce kendimize çeki düzen vererek başlamakta yarar var... Herşeyin en güzeli, en tatlısı sizinle olsun. Yeni yılınız sağlık dolu ve çok mutlu olsun.. Sevgiler, xoxo.. Rumeysa.

Atlı karınca aşkına!

      En son ne zaman atlı karıncaya bindiniz? Ya da en son ne zaman bir atlı karınca gördünüz? Muhtemelen şöyle bir durup düşündünüz ve hatırlayamadınız değil mi? Luna parklarda ya da modern alışveriş merkezlerinin eğlence salonlarında duran ve keşfedilmeyi bekleyen bu dünya tatlısı şeyleri size bir hatırlatmak istedim. Atlara aşık olduğumu en güzel örneklerinden biri olan Akhal Teke ile  burada  da anlatmıştım ancak böyle güzel bir örneği keşke daha önce vermiş olsaydım diyorum. Çünkü atlı karıncalar bence hem başarıyla tasarlanmış düzenekler, hem de güzeller güzeli bir görsel şölen sunan müthiş sanat eserleri. Mesela yukarıdaki atlı karıncaları ele alalım, sahiden de hepsi çok hoş! Işıl ışıl olmaları yanı sıra, atların her biri üzerindeki özgün figürler, capcanlı renkler-desenler insanın gözünü kamaştırıyor. Sanki ufak bir alana hakim kişisel birer mutluluk karnavalı gibiler. Bana k...

Güz

Kapıya doğru yürüyorum, ayaklarım toprağa değdikçe soluk benizli yaprakların çatırtısı içimi kavuruyor. Yaprakların yakıcı uğultusu.. Hep ben mi parçalıyorum kurumuş ölü sarısı gövdenizi, hep ben mi ezip geçiyorum? Yoksa ayaklarıma kapanmak için mi sararıp soldunuz? Allah bilir bu kaçıncı güz .. Dışarıda bekleyen kocaman ruhlar, geriye kalan son birkaç adım ve kapıya ulaşmak adına ezdiğim yüzlerce yaprak... Yine mi mevsimlerden güz?      Rumeysa-